10 Nisan 2009 Cuma

PARÇA TESİRLİ !...

PARÇA TESİRLİ

Geceler kısa kısa
Gündüzler kıza kıza
'Bir kulunu çok sevdim'
O beni döndürdü yap-boza
***
Kışın düşen kırağı
Mutlu eder mi Tamirci Çırağını?
'Sevgi Kuşun Kanadında'
Acılar neyin yardakçısı?
***
Bir yağmur yağar
Bir güneş açar
'Karlı Kayın Ormanında'
Yalnızlığım cirit atar...( İbrahim Ormancı)

OTLUKBELİ !...



OTLUKBELİ

Yasak bir fanzin oluyorsun
Uykunun haram olduğu gecelerde
Otlukbeli Savaşını anlatıyorsun
Neden illaki Otlukbeli diyemem ki
Kulağımı açmış seni dinliyorum
Ben Akkoyunlu Beyiysem de
Sen beni alt eden Fatih misin?

***
Beynimdeki vaka-i nüvisler ölmeden
Ben seni unutamam,unutamam ki     ( İbrahim Ormancı )

UMUTLAR HALA BİTMEDİ BENİM ÜLKEMDE !...

UMUTLAR HALA BİTMEDİ BENİM ÜLKEMDE !...

Rüzgar uğulduyor, penceremde silüetler,
Vakit gece yarısı, Kül Kedisi evine dönmüş...
Yüreğimi kanatıyor artık sözcükler,
İçimde ki çocuk; sonsuza değin bana küsmüş...
Ay çıkıyor, bulutların arasından birden,
Uzaklarda bir kadın ağlıyor belirsiz...
Yıllar öncesi yazdığım defterlerden,
İlk gençlik şiirlerim çıkıyor özensiz...
Geceler nedense hep kaypak, şarkılar kırılgan,
Acının türbelerine gömülmüş ömrüm...
Yaşamla duvar ördüğüm şarkılardan,
Belleğimde kazıdığım labirentler kördüğüm...

***

BEYNİMDE YANARDAĞLAR PATLIYOR YİNE DE,
ÇÜNKÜ UMUTLAR HALA BİTMEDİ BENİM ÜLKEMDE!...( İbrahim Ormancı)

3000 YILINDA DÜNYA !...

3000 YILINDA DÜNYA !...

Efendim, Cem Yılmaz bildiğimiz gibi, önce GORA filmiyle geleceğe yelken açtı, daha sonra, yeni gösterime giren AROG filmiyle geçmişe yelken açtı. Mizah yazarlarında böyle fanteziler vardır. Bende, bir zihin egzersizi yapıp 3000 yılında dünyayı ve insanlığı ele almak istiyorum.

Diyelim 3000 yılındayız. İnsanoğlu, bırakın 3.cü dünya savaşını 4.cü, 5ci dünya savaşlarını geçirmiş. İnsanoğlu uzayda koloniler kurmuş ve uzaylılarla tanışmış. Ben dikkat çeken noktaları bu yazımda ele almak istiyorum.

- Öncelikle, yeni dünya savaşları çıktığı için, dünyada bir kaç kez taş taş üstünde kalmayacağını varsayabiliriz. Bu ne demektir kuzum ? Bugün size ait bir kravatın, bir defterin ne bileyim işte bir mendilin, 3000 yılında bir müzede sergilenebilir.. Mahmutpaşa'dan aldığınız 5 YTL'lik kravatın müzayedelerde, bugünün parasıyla milyonlar etmesi ve bu parayla Venüste uzay manzaralı ve olimpik yüzme havuzlu bir sitenin alınması muhtemeldir.

- Venüs-Mars arasında uzay dolmuşlarının işletmeciliğini, Türk'lerin yapmasından doğal ne olabilir ? 3000 yılında da, '' Çökün ileride çevirme var '' nidaları duyarsak bu Türklerin başarısı olmaz da ne olabilir sizce ?

- 3000 yılında da, Türk politikacılar '' Kritik bir dönemeçten geçiyoruz, enkaz devraldık, elimde bir sihirli değnek '' laflarını rahatlıkla edeceklerinden bir kuşkum yok.

- Yine 3000 yılında da, CHP'nin asla tek başına iktidar olamayacağını söyleyebilirim.

- 3000 yılında Amerika'nın Başkanının Bush sülalesinden geldiğini söyleyebilirim ne yazık ki.

- 3000 yılında Uranüs'te bir töre cinayeti rahatlıkla işlenebilir.

- 3000 yılında da hakem hataları ve hakem geyikleri bitmeyecek değil mi Şansalcığım ?

- 3000 yılında da, başörtüsü, Alevi açlımı gibi konuların konuşulacağını kestirmek hiçte zor değil.

- 3000 yılında Çin'in nüfus artışı yüzünden Jüpiter'e taşınacağını varsayabiliriz.

- Dolaysıyla, Çin Malı deyimi tarihe karşıyor. Yerini, Jüpiter malı ikame ediliyor.

- Yine dur ihtarına uymadığı için insanlar ölecek ne yazık ki.

- 3000 yılında '' Kurtlar Vadisi- Galaksi '' dizisini izleyeceğimizden bal gibi eminim.

- Tabii ki de, Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki ezeli rekabet bitmeyecek.

- 3000 yılında, Satürn'e ilk zenci devlet başkanı seçilecek.

- Yine köşe yazarları konu bulamadıklarında laz fıkralarına sarılacak.

- Uzay reklam çöplüğüne dönecek.

- 3000 yılında da, insanlar açlık, yoksullluk ve işsizlik gibi kavramları çözemeyecekler ne yazık ki.

- 3000 yılında kutuplaşma deyiminin yerini ekvatorlaşma alacak.

İbrahim ORMANCI

BEN NEYİM YAHU ?

ROMEO !...

Ne sen Jüliet'sin,
Ne de ben Romeo'yum !...
Ben sadece ey sevgili;
Meçhule giden bir geminin,
Utangaç miçosuyum !...

***

Sevmekten seni vazgeçmedim ki hiç,
Hep bıraktığın yerde durdum !...
Ama insaf et ey sevgili;
Yel değirmenlerine karşı,
Don Kişot olmaktan,
Öylesine yoruldum ki,
Yine de karşılıksız bir aşkın,
Neferi olmaktan mutluyum !... ( İbrahim ORMANCI)