5 Aralık 2014 Cuma

YANGIN YERİYDİ YURDUM !....












YANGIN YERİYDİ YURDUM

              -Sevgili Yaşar Seyman Ablacığıma-

Yangın yeriydi yurdum,
Kozasında tedirgin ipek böceği,
Kanat çırpmaya korkuyor kelebek.
Orada bir ülke var, ki yaralıdır ,
Tutsaktır yarınlar  can dost ;
Kazanıp durdukça sadizm,
Sis altında gelecek…

***

Yangın yeriydi yurdum,
Nazım’ın o güzelim çınar ağacı bile,
Gölge vermiyor ne acıdır,
Darağacında yiterken canlar,
Cellatların işsiz kaldığı bir dünya özlemi,
Suya yazılan bir yazı oluyorsa eğer,
Biliyorum bu zulüm de bitecek…

***

Yangın yeriydi yurdum,
Derelerin kuruyorsa,
Aydın dediklerin tiran sofralarında,
Dut yemiş bülbül olup susuyorsa,
Kısa çöp, uzun çöpten hakkını alır,
Dipsiz kuyularda  ses verir amenna ,
Halk toprağında gökçe fidanlar boy verecek.

***

Yangın yeriydi yurdum,
Sakın ha susmayasın,
Yasını sabrın dehlizlerine gömüp,
Yaşamın mazgallarına tutunmalısın.
Sen Firavunlara karşı Musa olup,
Güneşe uzayan bir yol bulmalısın.
Pir Sultan’ca, Bedrettin’ce direnir bu yürek   ( İbrahim Ormancı )






2 Temmuz 2014 Çarşamba

CANSU TIRAŞOĞLU'DAN BİR YAZI ; İNSANLAR.































                                       
 İNSANLAR


İnsan sinirlenir. İnsan kırıp dökmek ister. Uğraşıp emek verdiği halde, gerçekleşmeyen  hayalleri gelir aklına. Kaybettiklerini, başaramadıklarını düşünür ve kahreder yaşamına. Kimi sessiz… Kimi haykırarak...
Bazıları ise, boş vermeyi tercih eder. Yansa dünya umurunda değildir. Ne gam ne keder vardır hayatında.

İnsan gözyaşı döker; bazen sevinçten bazen hüzünden.
Bazıları bilmez ağlamayı; öylesine derinden hissettiği hisleri yoktur çünkü. 


İnsan yorulur; hayatın yükünü üstlendiğinde. Nefes almak için kısa bir mola ister hayatından.
Kimisi ise, yaşamını hızla tamamlamak ister dur durak bilmeden.

Kalabalıklar içinde olmak ister insan; yalnızlığını unutmak için.
Kimisi ise, kendisiyle baş başa kalmak ister; ya da sevdiği birkaç kişiyle.


Kimisi aşkla yaşar kimisi nefretle…
Kimisi korkularıyla uyur, kimisi huzurla…
Kimisi yerde arar mutluluğu kimisi gökte…

Benzemez ki kimse kimseye…

Kibarı da var kabası da, yalancısı da var dürüstü de, zengini de var fakiri de, duygusalı da var hissizi de, cahili de var bilgini de, miskini de var çalışkanı da, oralısı da var buralısı da…


Çeşit çeşit insan var; siyahı da var beyazı da… CANSU TIRAŞOĞLU 






















Uzun zaman ara verdiğimiz KONTRA EDEBİYAT Blogunda Cansu Tıraşoğlu kardeşimizin yazısıyla yeniden açılışı yapıyoruz. Sevgili Cansu Tıraşoğlu'na çok teşekkür ediyoruz.





30 Nisan 2014 Çarşamba

UNUTMAK ŞİİRİYLE ; İBRAHİM ORMANCI !....



















UNUTMAK

Bir gün daha,
Bir ay daha,
Bir yıl daha geçti sensiz….
Kime sorsam suspus oluyor,
Kime sorsam dili tutuluyor,
Öznesine soruyorum ben de,
Özledim seni nerdesin ?

***

Bir tek şey isterim Tanrı’dan…
Unutmak.
Sanki sen hiç yaşamamışsın,
Sanki seni hiç tanımamış gibi yani,
Çünkü bu acı zor gözüm,
Gözyaşlarının olmadığı,

Bir dünyada yaşamak istiyorum ben hani !... ( İbrahim Ormancı )





17 Şubat 2014 Pazartesi

ADA SU TAYAN'IN GÜZELLİĞİ EŞLİĞİNDE BİR ŞİİRİM ; MECNUN !...










































MECNUN


Unutmak haram  bana diye,
Yıllar geçse de ben unutamadım seni.
Bu gönül yarası kabuk bağlamadı.
Silüetini belleğime kazıdım yârim.


Geçer dediler,
Geçmedi….
Diner bu kalp ağrısı dediler,
Dinmedi.
Her şey küçüldü yüreğimde…
Sen büyüdükçe büyüdün.
Seni özlemekle,
Seni sevmekle geçti ömrüm.


Sen Leyla olmadın belki.
Ben çoktan Mecnun oldum sevgili !.... ( İbrahim ORMANCI )



Not:: Bu şiirime Kendi Dünyasında Şair ve Ressam ; Ada Su Tayan'ın resmi çok yakıştı. Sevgili Ada Su Tayan'a çok teşekkür ediyorum.









11 Şubat 2014 Salı

NERİMAN CALAP ABLAMIZDAN BİR ŞİİR ; ÇIT YOK AŞİRETİ !...



























çıt yok aşireti

adanın fenerine ağ ören sarmaşık
unutulan bir gazete haberi gibi
sararıp sensiz köşesinde
‘çıt yok aşireti’ni kuruyor.

ötede denizlere iz süren bir bedevi…

uykuya sarılıyor yavaşça us
isli bir vadiden sonsuzluğa
ırmaklar közünü içinde saklayacak
bir önemi var mı sorun börtü böceğe
gerçek nerede başlar, nerede biter
nasılsa bizi kimse anlamayacak!

en baştan al göçebeliğini ve bir denizin enginliğini
varoluşun bir bulutla tanımlarken kendini
göze almak gerek sönen yıldızların da parladığı bir dünya’da

masal biter, nehirler akar, yara bir gün onarır yerini… ( NERİMAN CALAP )


Kalbimizin Trabzon köşesi Neriman Ablamıza çok teşekkür ediyoruz.











İÇİNDEKİ SOPRANOLAR SUSMASIN !....


















İÇİNDEKİ SOPRANOLAR SOLMASIN


Artık bana şakımasan da,
Ne gam….
Sesini duymasam da,
Ne gam…
Hoyrat ellerde mutlu musun bilmem…
Sen farklısın benim içim.
İyi ki tanıdım seni.
Beddua ne kelime.
Teşekkür borcum var sana.
İçindeki sopranolar susmasın yeter….İbrahim Ormancı

31 Ocak 2014 Cuma

BEDİA BALSES'TEN BİR ŞİİR ; SENSİZLİK KORKUSU !...



 
 
 
 
 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
SENSİZLİK KORKUSU


 

KALDIRIMLARA YAĞMUR DÜŞERDİ

SEN KAHVENİ UZAKLARA DALARAK İÇERDİN

MİS GİBİ KIZARMIŞ EKMEK KOKARDI MUTFAK

EVLERİMİZ KONFORSUZ, ODALARIMIZ KLİMASIZ

VE BİZLER TELEFONSUZDUK

BÜTÜN İFADELERİ TAŞIRDIK SURATLARIMIZDA

ÖPER, SEVER, AĞLAR, YAŞARDIK


 

KALDIRIMLARA YAĞMUR DÜŞERDİ

DAHA BİR SOKULURDUM CEKETİNİN ALTINA

GÖMLEĞİNDEN MİS GİBİ KOKULAR YAYILIRDI

SOĞUK KIŞ SABAHLARI ELLERİM

NEFESİNLE ISNIRDI

NANE KOKAN GÜLÜŞÜN ISLIĞINDA SAKLIYDI


 

KALDIRIMLARA YAĞMUR DÜŞERDİ

CEKETİNİN ALTINDA KALBİM KIPIR KIPIR OLURDU

ARABASIZLIK, ISLANMAK , GEÇ KALMAK DEĞİL

BENİ SENSİZLİK KORKUTURDU

 
 

BEDİA BALSES
 
 
 


Not : Bu şiiri hemen gördüğümde KONTRA EDEBİYAT'ta yayımlamak için Sevgili Bedia Balses'ten izin istedim. Kendisi bu izni verdi. Ama henüz şiirin başlığı yoktu. Bedia Balses ; şiirlerine başlık bulmakta zorlandığını ifade etti. Yine de '' Sensizlik Korkusu '' ismi kendisinden çıktı. Sevgili Bedia Balses'e çok teşekkür ediyor ve sevgilerimizi yolluyoruz.

12 Ocak 2014 Pazar

IŞIK SUNGURLAR'DAN İKİ ŞİİR !...

 
 
 
 
 
yeni kalana
 
kabuğuna çekilmiş rüyaların içinde anmıştım adını
gözkapaklarının dünyaya sırt çevirdiği gecelerde.
yağmur bana unutturdu adımı
geçmiş sanılanların güne ait olmaya çalışan izlerinde.
kaşıma dikilen her sözün ilk hecesinde duydum
adının adıma karışan acısını
sonra dedim
yorgun ve biraz da yitik ;
 
hangi ölüm eskir ki      ( IŞIK SUNGURLAR )
 
 
 
 
Yen
 
belki çok duydun ya da hiç
kırmızı bir yorganın altında birikmişti dualar
oysa kılıfına uydurulmuş günlerdeydik
sonbahar başka bir şehirde başlamıştı
gün kısa, sessiz ve yenik
 
bana olmadığım yerlerimden saldırdılar       ( IŞIK SUNGURLAR )
 
 
Sevgili Işık Sungurlar kardeşimize çok teşekkür ediyoruz.
 

7 Ocak 2014 Salı

İBRAHİM ORMANCI'DAN BİR İZMİR ŞİİRİ ; İZMİR KOKUYORSUN !...





















İZMİR KOKUYORSUN !...

Ne sümbül,
Ne de nergis ;
İzmir kokuyorsun yarim !...
Sen sen Kordon oluyorsun geceleri,
Ben ise Karşıyaka...
Yakamozlar yazıyor sevdamızı...
***
Göz Göz Göztepe'nin sahillerinde ...
Bir  '' Kalimerhaba '' yolluyorum ;
Atina'daki Yorgo Dostuma ;
İzmirli olduğuma şükrediyorum,
Yokluğun, acının gezdiği bu dünyada ,
Yaşayıp gidiyorum be dostlar ;
Arada kaynıyorum bu hengamede !...


( İbrahim ORMANCI )

6 Ocak 2014 Pazartesi

ESKİ BİR İBRAHİM ORMANCI ŞİİRİ !....




Not : Hürriyet Ege'de 2011 yılında yayımlanmıştır.

2014 YILININ İLK İBRAHİM ORMANCI ŞİİRİ !...

















KARDEŞ ÖLÜM NE ?

Gittikçe yaklaşıyorum menzile,
Yanıtsız sorular beynimde üşüşüyor...
Pat diye bir soru sorasım var ortalığa,
Kardeş ölüm dediğin ne ?
Hadi yanıt verdin ;
O zaman yaşamak ne ?
Bu tamah, bu hırs, bu zulüm,
Bu yalan saltanatı ne kardeş ?
Eğer hepimiz faniysek,
Eğer hepimiz öleceksek,
Bizi ayıran rütbeler ne,
Heeey nereye kadar biçare,
Kaçma, soruma yanıt ver,

Kardeş ölüm ne ? ( İbrahim ORMANCI )

Not : Resim ; Değerli büyüğüm Ressam-Karikatürist Sadık Öztürk'ün '' Suya Çizilen Renk Ve Yaşam '' çalışmasından alınmıştır. Bana bu resmi blogumda kullanmama olanak sağladığı için Sevgili Sadık Öztürk'e çok teşekkür ediyorum.