Şair-Yazar İbrahim Ormancı'nın 30 yılı aşan sanat yılında kendi çalışmaları ve birbirinden değerli yazınımızın usta kalemlerin çalışmalarını bir araya getiren emekten yana blog.
Madrid sokaklarında yırtılan ağız Paris’in düşüşünde saatleri sayan ağız düşle kararan, geçilemeyen gözkapaklarız yıkılmış duvarların önünde
hangi bozgundan geliyoruz, yüreğimiz bungun, yıldızlar aydınlatıyor gecelerimizi- havada sıkılı yumruk ya da taşız biliniyor taşı geçen rüzgârı yakaladığımız
kazanacağız yeniden insanın onurunu üstünde sektiğimiz deniz için uçurumdan çektiğimiz özgürlük için bir duvar dibinde kurşuna dizilen gümüş sesli ağızlar için
Ahmet Ada
Sevgili Ahmet Ada Ağabeyimize bu şiiri KONTRA EDEBİYAT'ta paylaşmamıza izin verdiği için çok teşekkür ediyoruz.
havale geçiren baygın bir kış sonrasıydı kızılca kıyamet birikmişti kirpiklerinin ucunda ve gökyüzünde sahneleniyordu toplu bir yıldız intiharı ... gitti
ateş böceklerini silkeledi deniz suyu biriktirdiği yakasından sitemi tatlı çileklerin tortusu gibi dururken dudaklarında poyrazı sakladı şal(var)ının dalgalı kıvrımlarında
gitti
gümüş bir sigaralık mızıka gibi parmaklarında meyvelerini de toplayıp götürdü çikolata ağacının evcil yağmurlarını aldı, hor(t)layan selvisini cam kenarında
gitti
külden oklar doldurdu zarif omuzlarındaki sadaklara ki su değse yaralanırdı kısraksal beyazından ve tertipli bir fırtınaydı kızdırılınca
gitti
camcı elmasıyla kesti canını, uzak bakışlarını da aldı ayva çiçeklerini, açan sarı fistanlı eteklerinde papyonlu ve saygısız bir ayrılığı
gitti, gitsin…
Ayten Çolakoğlu 10.12.2006 Not : Sevgili Ayten Çolakoğlu'na bu güzel şiiri sizlerle paylaşmamıza izin verdiği için çok teşekkür ediyoruz.